Anasayfa > Haberler
50 yıl boyunca ele ele yürüyen Çin ve Türkiye karşılıklı yarar ve ortak kazanca dayanan yeni bir döneme giriyor
2021-08-04 16:14

50 yıl önce bugün, Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin temsilcileri Paris'te diplomatik ilişkilerin kurulmasına ilişkin bir tebliğ imzalamış ve iki ülke arasında 

diplomatik ilişkileri resmen başlatmışlardır. Bu da kadim İpek Yolu sayesinde birbirini tanıyan iki büyük ülkenin zaman ve mekân sınırlarını aştığının ve bir kez daha el 

ele ilerlediğinin işaretidir.

 

Son 50 yılda, iki ülkenin hükümetleri ve halklarının ortak çabaları sayesinde, Çin Türkiye ilişkileri uluslararası değişimlerin üstesinden gelerek olgun ve istikrarlı bir 

gelişme aşamasına girmiştir. Özellikle 2010 yılında stratejik işbirliği ilişkisinin kurulmasından bu yana, iki ülke arasında siyaset, ekonomi, kültür, bilim ve teknoloji gibi 

alanlardaki işbirliğinin hızla gelişmesi her iki tarafa da önemli faydalar sağlamıştır. 2015 yılında, Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep 

Tayyip Erdoğan Antalya'da "Kuşak ve Yol" girişimi ile "Orta Koridor" projesinin uyumlaştırılmasına dair mutabakat zaptının imzalanmasında bulunmuş, böylece karşılıklı 

yarara dayalı işbirliğinin derinleşmesi ve ortaklaşa işbirliğinin sonuçlarının paylaşılmasına yeni bir ivme kazandırılmış, İpek Yolu ile birbirine bağlanan ve uzun bir tarihi 

geçmişe sahip iki dost ülke için yeni bir sayfa açılmıştır.

 

Son 50 yılda, Çin ile Türkiye arasındaki karşılıklı siyasi güven sürekli pekiştirilmiştir. İki lider, Çin Türkiye ilişkilerini daima stratejik ve uzun vadeli bir perspektiften planlamış 

ve kavramış, ikili ilişkileri devamlı olarak yeni zirvelere taşımışlardır. Özellikle son yıllarda, Devlet Başkan Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat 

önderliğinde iki ülke, birbirlerinin ulusal egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarını tam olarak desteklemiş ve kendi ulusal koşullarına uygun 

kalkınma yollarında ilerlemişlerdir. Kısa bir süre önce iki lider yeniden telefonda görüşmüş, birbirlerinin temel kaygılarına saygı duyma ve karşılıklı stratejik güveni artırma 

konusunda önemli mutabakata varmış, yeni dönemde ikili ilişkilerin gelişiminin yönünü belirlemişlerdir. Bu yılın Mart ayında, Çin Devlet Konseyi üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi 

Türkiye'yi ziyaret etmiştir. İki ülkenin dışişleri bakanları, diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıldönümü vesilesiyle Çin Türkiye Stratejik İşbirliği İlişkileri'nin yeni seviyeye taşınması 

gerektiği konusunda anlaşmışlardır. Mayıs ayında, iki ülkenin iktidar partileri arasında tecrübe paylaşım mekanizması kurulmuş ve ilk toplantı başarıyla gerçekleştirilmiştir. 

Birbirlerinin temel çıkarları ve kaygılarını karşılıklı anlayışla desteklemek, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önemli bir temel teşkil etmektedir. Ümit ederim ki, 

iki taraf ortaklaşa çaba göstererek iki liderin vardığı fikir birliğini pratik eylemlerle tam olarak uygulayabilir ve ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde gelişmesini devamlı olarak 

ilerletebilir.

 

Son 50 yılda, Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğinde verimli sonuçlar elde edilmiştir. Diplomatik ilişkilerin kurulmasından bu yana, Çin Türkiye somut işbirliği, 

güçlü bir ivme ve büyük bir potansiyel göstererek, ticaret, yatırım ve finans alanlarında hızla gelişmiştir. Çin, Türkiye'nin en büyük ikinci ticaret ortağıdır. 2020'de ikili ticaret hacmi, 

Covid19 salgınına rağmen yüzde 15,6 artarak 24,08 milyar dolara ulaşmıştır. Çin, Türkiye'den ithalatı artırmak için aktif olarak bir takım önlemler almıştır. Kiraz, antep fıstığı, 

süt ürünleri, su ürünleri ve kümes hayvanları gibi yüksek kaliteli Türk tarım ürünleri Çinli tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Çin'in Türkiye'deki yatırımı istikrarlı 

bir şekilde büyümüştür. 2020 sonuna kadar, Çin'in Türkiye'nin tüm sektörlerine yaptığı toplam doğrudan yatırım 1,92 milyar doları bulurken, 2020'deki doğrudan yatırım ise aynı 

döneme göre yüzde 338.3 artışla 55.93 milyon dolara ulaşmıştır. 2020'de Çin'in Türkiye'deki inşaat mühendisliği sözleşmelerinin toplam değeri 25,94 milyar dolara, yeni imzalanan 

proje sözleşmelerinin değeri ise yüzde242,7 artışla yaklaşık 4,599 milyar dolara ulaşmıştır. Huawei, yurt dışındaki 2. en büyük uluslararası Ar Ge merkezini Türkiye'de kurmuş, Çinli akıllı 

telefon markaları Xiaomi, Vivo ve Transsion da art arda Türkiye'de yatırım yaparak fabrikalar kurmuşlardır. Bank of China, Industrial and Commercial Bank of China gibi bankalar Türkiye 

pazarına girdikten sonra sadece birkaç yıl içerisinde, ikili işbirliği projeleri ve yerel projeler için on milyarlarca dolarlık finansman desteği sağlamışlardır. İki ülke, ekonomi ve ticaret 

politikası üzerinde iletişimi güçlendirip ticaret yapısını optimize etmek, ekonomik ve ticari işbirliği düzeyini artırmak için yeni fikirler ve önlemler geliştirmekte, iki ülke arasındaki somut 

işbirliğinden daha fazla fayda elde edilmesini sağlamak için çaba göstermektedir.

 

Son 50 yılda, Çin ile Türkiye arasındaki kültürel bağlar giderek daha sıkılaştırılmıştır. Ülkeler arasındaki dostluk, insanlar arasındaki dostlukta yatar. Şu anda Çin, Türkiye'nin 25 şehri 

ile Kardeş Şehir ilişkisi kurmuştur. 2012 yılında Türkiye'de Çin Kültür Yılı, 2013 yılında ise Çin'de Türkiye Kültür Yılı düzenlenmiştir. İki ülke halkı birbirini daha iyi anlamış, birbirinin 

dilini ve kültürünü öğrenmeye ilgisi daha çok artmıştır. Çin'in Türkiye'de 4 tane Konfüçyüs Enstitüsü vardır. Konfüçyüs Enstitüsü Türk halkının Çince öğrenmesi ve Çin kültürünü 

tanıması için yeni bir pencere olmuştur. İki ülkenin her birinde ondan fazla üniversitede Türkçe veya Çince bölüm açılmıştır. Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Pekin'de resmen 

açılmış, Türkiye'de kurulacak olan Çin Kültür Merkezi de açılma hazırlığındadır. 2018 yılında Türkiye, Çin'de 'Turizm Yılı'na ev sahipliği yapmış, daha fazla Çinli turist çekmiş ve o 

yıl Türkiye'ye gelen Çinli turist sayısı yüzde 60 artmış, 2019'da ise 420 bini aşmıştır. İstanbul, Çin'de 6 şehirle direkt uçuşlara başlamış, salgın öncesinde iki ülke arasındaki direkt 

uçuşlar haftada 30'u aşmıştır. İki ülke arasında kültür, eğitim, turizm ve spor gibi alanlardaki değişim ve işbirliğinin sürekli genişlemesi, Çin Türkiye ilişkilerinin gelişmesi için sağlam 

bir kamuoyu temeli oluşturmuştur.

 

Son 50 yılda, Çin ile Türkiye arasındaki kalkınma stratejilerinin uyumlaştırılması giderek derinleşmiştir. İki ülkenin 'Kuşak ve Yol' girişimi kapsamındaki işbirliğinde önemli bir başarı 

olan ve Xi'an'ı İstanbul'a bağlayan Çin Avrupa Ekspresi 'Chang'an', çift yönlü trafiğe açılmış ve düzenli seferler başlamıştır. Asya kıtasını boydan boya geçen bu 'demir ipek yolu', 

Çin ve Türkiye'yi bir kez daha birbirine bağlayarak, iki ülke arasındaki mal dolaşımı hızlı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin Kumport Limanı 'Kuşak ve Yol' girişimi güzergâhında 

önemli bir limandır, Çinli şirket konsorsiyumu limanın yüzde 65 hissesini aldıktan sonra, yine eski Türk ekibi tarafından yönetilmesine karar vermiş, konteyner üretimi ve geliri büyümeye 

devam etmiştir. İki ülkenin altyapı tesisleri ve yenilenebilir enerji alanlarındaki gelişimin uyumlaştırılması günden güne yoğunlaştırılmaktadır. Ankara İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesi 2. Faz, 

Ankara'da 500MW Fotovoltaik Endüstri Park gibi Çinli şirketler tarafından üstlenilen büyük ölçekli projeler Türkiye'de başarılı bir şekilde yerine getirilmiştir. 'Kuşak ve Yol' kapsamında 

Çin'in Türkiye'de en çok yatırım yapan projesi olan Hunutlu Termik Elektrik Santrali'nin inşaatı sorunsuz bir şekilde ilerlemekte, çok sayıda yerel istihdam olanağı yaratarak Türk halkına 

somut faydalar sağlamıştır.

 

Son 50 yılda, Çin ve Türkiye arasındaki çok taraflı işbirliği daha verimli hale gelmiştir. İki ülke de küresel kutuplaşmaya karşı ve uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesini desteklemeye 

kararlıdır ve farklı kültürel geçmişlere, sosyal sistemlere ve gelişmişlik seviyelerine sahip ülkelerin eşit bir temelde uluslararası işlere katılması ve ulusal çıkarlarını korumasını ilerletmek 

için çaba göstermektedir. Son yıllarda, iki taraf, koordinasyon içerisinde küresel ve bölgesel zorluklarla mücadele etmiş, Birleşmiş Milletler, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler 

Konferansı ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi çok taraflı platformlarda koordinasyon ve işbirliğini sürdürmüş, küresel yönetişimi güçlendirmek, çok taraflılığı korumak ve bölgesel istikrar, 

gelişme ve refahı artırmak için ortaklaşa çaba göstermiştir. G20 üyesi olan Çin ve Türkiye, küresel ekonominin toparlanmasını desteklemek ve endüstriyel zincir ile tedarik zincirinin 

güvenli ve sorunsuz işleyişini yeniden sağlamak konusunda önemli sorumluluklara sahiptir. Çin-Türkiye ilişkileri, belirgin stratejik, küresel ve çağdaş özellikler göstermiştir.

Aniden ortaya çıkan Covid 19 salgını karşısında Çin ve Türkiye, mevcut zorlukların üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmiş, tıbbi malzeme, anti salgın deneyimlerinin 

paylaşımı ve aşı işbirliği konularında verimli işbirlikleri gerçekleştirmiş, omuz omuza vererek salgına karşı bir 'güvenlik duvarı' oluşturmuşlardır. Çin, Türkiye'ye toplam 50 milyon doz 

Covid19 aşısı sağlamıştır ve Türkiye ile aşının ortak üretiminin yapılması için gerekli hazırlıklar yapılmaktadır. Çin, Türkiye ile aşı işbirliğini daha da geliştirmeye ve insanlık için ortak bir 

sağlık topluluğunun oluşturulmasına katkıda bulunmaya hazırdır.

 

Şu an tüm dünya, asırladır görülmemiş bir değişim ve yüzyılın en ciddi salgınıyla karşı karşıyadır ve uluslararası durum her an değişmektedir. Çin ve Türkiye de büyük ve derin değişimler 

geçirmektedir. Bu yılın 1 Temmuz'unda, Çin Komünist Partisi'nin kuruluşunun 100.yıldönümünü kutlama töreninde, Genel Sekreter Xi Jinping, tüm partinin ve tüm etnik gruplardan 

insanların sürekli mücadeleleri sayesinde birinci 'Yüzyıllık Hedef'in gerçekleştirildiğini ilan etmiş, Çin'de kapsamlı bir şekilde orta halli refah toplumunun oluşturulduğunu, tarihsel 

olarak mutlak yoksulluk sorunun ortadan kaldırıldığını ve Çin'in güvenle ikinci 'Yüzyıllık Hedef'in gerçekleştirilmesine doğru ilerlediğini belirtmiştir. Türkiye, '2023 Vizyonu'na 

emin adımlarla ilerlemektedir ve '2053 Vizyonu'nu da ortaya koymuştur. Çin Türkiye ilişkileri, geçmişle geleceği birbirine bağlamada önemli bir tarihsel aşamadadır ve daha

 fazla gelişme fırsatı ve daha geniş bir gelişme alanı ile karşı karşıyadır. İki taraf, kendi büyük ideallerini gerçekleştirme sürecinde işbirliğini derinleştirebilir. Çin, Türkiye ile 

birlikte stratejik karşılıklı güvenin sürekli pekiştirilmesi temelinde kalkınma stratejisine odaklanarak daha fazla ortak çıkar yaratmaya, 'Kuşak ve Yol' girişiminin ortak inşasının 

yüksek kaliteli olarak gerçekleştirilmesini ve iki ülkenin somut işbirliğini ilerletmeye, Çin Türkiye stratejik işbirliği ilişkilerini yeni seviyeye taşımaya ve daha görkemli bir 50 yıl 

yaratmaya hazırdır.

Arkada?lara tavsiyeler:   
Yazdir