Anasayfa > Haberler
İklim Değişikliği ile El Ele Mücadele Edelim, Güzel Yeşil Evi Birlikte İnşa Edelim
2021-11-12 22:03



1- 2 Kasım tarihleri arasında Glasgow'da BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı Liderler Zirvesi düzenlenmiştir. Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping, zirvede yazılı bir konuşma yapmıştır. Başkan Sayın Xi, iklim değişikliğiyle nasıl başa çıkılacağı ve dünya ekonomisinin toparlanmasının nasıl destekleneceği konusuna yanıt olarak, konuşmasında çok taraflı fikir birliğini sürdürmek, pragmatik eylemlere odaklanmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak tekliflerini ileri sürmüş ve bu teklifler BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve katılımcı ülkeler tarafından takdirle karşılanmıştır. 

Şu anda, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri giderek daha belirgin hale gelmektedir ve küresel eylemin aciliyeti artmaya devam etmektedir. Küresel iklim değişikliğine karşı mücadelenin her zaman bir katılımcısı, katkıcısı ve yönlendiricisi olan Çin, dünyanın anavatanını korumak için somut eylemlerde bulunmakta, insanlık ile doğa arasında bir kader topluluğunun oluşturulmasını teşvik etmekte ve farklı ülkelere sürdürülebilir kalkınmanın modernizasyonunun gerçekleştirilmesi için Çin bilgeliği ve çözümleri sumaktadır.

Taahhütleri yerine getirmekte ısrar ederek küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye pozitif güç katmak. Çin, kendi ulusal koşullarına dayanarak, iklim değişikliği önlemlerinin uygulanmasını tam olarak teşvik etmek için pratik hedefler geliştirmiş ve yeni vizyonlar formüle etmiştir. Geçen yıldan bu yana, Başkan Sayın Xi, BM Genel Kurulu, G20 Zirvesi gibi farklı etkinliklerde Çin'in 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını zirveye çıkarmak ve 2060 yılına kadar karbon nötrlüğünü sağlamak için çaba göstereceğini yinelemiş ve bir karbon zirvesi düzenlemek ve karbon nötr "1+N" politikası oluşturmak gibi bazı önemli önerilerde bulunmuştur. Çin eylemci ve uygulayıcı olarak, karbon zirvesini ve karbon nötrlüğünü ekolojik medeniyet inşasının genel planına dahil etti ve pozitif eylem planı yaparak kapsamlı bir şekilde harekete geçti. Son zamanlarda Çin, “Yeni Gelişim Felsefesinin Kapsamlı Uygulaması olarak Kanbondioksit Zirvesi ve Karbon Nötürlüğü için Çalışma Kılavuzu” ve "2030'a Kadar Karbon Zirvesi Eylem Planı"nı arka arkaya yayımlamıştır ve ardı ardına belli başlı alanlar ve endüstriler için planlar ve destek önemleri yayınlamakta, net azaltma takvimi ve yol haritası belirginleşmeye başlamaktadır. 28 Ekim'de Çin, Birleşmiş Milletler'e "Çin'in Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkıları, Yeni Hedefleri ve Yeni Önlemleri" ve "Çin'in Bu Yüzyılın Ortasında Uzun Vadeli Sera Gazının Düşük Emisyon Geliştirme Stratejisi"ni sunmuş, yeni emisyon azaltma hedeflerini ortaya koyarak Çin’in küresel iklim yönetişimi konusundaki tavrını, başarılarını, uluslararası işbirliği ve düşük emisyonlu kalkınma stratejik vizyonunu izah etmiştir. Bunun gibi önemler, insanlık için ortak kader topluluğu inşa etme sorumluluğu ve sürdürülebilir kalkınma sağlama konusundaki iç gerekliliklerden kaynaklı Çin tarafından alınan büyük bir stratejik kararlardır. Bu, Çin'in dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi ve en kalabalık ülkesi olarak, mümkün olan en kısa sürede dünyanın en büyük emisyon azaltımını gerçekleştirecek ülke olacağı anlamına gelmektedir. 

Ekolojiyi bir öncelik olarak görerek ekonominin ve toplumun yeşil gelişimini sürekli olarak ilerletmek. Çin uygarlığı her zaman Taoizmi ve doğayı savunmuş ve insan ile doğanın uyumlu bir şekilde bir arada var olabileceğine inanmıştır. Sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için Çin, ekolojik uygarlık kavramını ve ekolojik uygarlığın inşasını Anayasa'ya koymuş, bunu Çin’e özgü sosyalizme dahil etmiş ve ekolojik, yeşil ve düşük emisyonlu yola bağlı kalmıştır. Şu anda Çin, teknolojik yenilikler tarafından desteklenen yeşil ve düşük karbonlu döngüsel kalkınma için bir ekonomik sistem inşasını hızlandırmakta, enerji kaynaklarının, endüstriyel yapının ve tüketim yapısının buna göre belirlenmesini sürekli olarak geliştirmekte, ekonomi ve toplumun kapsamlı bir yeşil dönüşümü teşvik ederek sosyal kalkınma ve çevre koruma arasındaki dengeyi sağlamak için yeni yollar keşfetmektedir. Çin, yeşil ve düşük karbonlu enerji gelişimini teşvik etmekte ve yüksek enerji tüketen ve yüksek emisyonlu projelerin genişlemesini kararlı bir şekilde engellemek için her türlü çabayı göstermektedir. Çin, kömür santrali projelerini ve"14. Beş Yıllık Plan" döneminde kömür tüketimindeki artışı sıkı bir şekilde kontrol edecek ve "15. Beş Yıllık Plan" döneminde kademeli olarak azaltacaktır.Aynı zamanda, biz yenilenebilir enerjileri geliştirerek Gobi Çölü gibi çöllerde ve kır bölgelerinde büyük kapasiteli rüzgâr ve güneş enerji sistemleri inşa etmekteyiz. Birinci faz olan ve 1000 milyon kilowatt enerji kapasitesine sahip programın inşasına son günlerde başlanmıştır.  Bunun yanı sıra, bu yılın Nisan ayında Çin resmen Montreal Protokolü Kigali Değişikliğini kabul ederek karbondioksit olmayan sera gazlarının kontrol edilmesini güçlendirmeye söz vermiştir. Temmuz ayında Çin Ulusal Karbon Emisyon Ticaret Borsası (CCETE) hizmete girmiştir. Çin, yeşil altyapı inşasına hız kazandırarak düşük karbonlu ulaşım yöntemleri geliştirmek, yeni enerjili, akıllı, dijital ve hafif ulaştırma araçlarını tanıtmak, yeşil ulaşımı teşvik etmek ve ulaşımı çevre dostu haline getirmek için çaba göstermektedir.

Uluslararası işbirliğini güçlendirerek iklim değişikliği küresel yönetimini pekiştirmeye kararlıyız. Mevcut dünya konjonktüründe ülkelerin gelecekleri ve kaderleri, iç içe geçmiş çıkar bağlantıları ile birbirlerine hiç olmadığı kadar sıkı bir şekilde bağlıdır. İklim değişikliği gibi küresel meydan okumalarla mücadelede uluslararası toplum özellikle belli başlı ekonomiler işbirliğini güçlendirerek çok taraflılığı yerine getirmelidir. Çin öteden beri BM’nin otoritesini ve konumunu destekleyerek, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Antlaşması’na uygun olarak BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na erişmek için kapsamlı bir şekilde yoksulluğu azaltma, sağlık, ulaştırma, lojistik ve altyapı başta olmak üzere tüm alanlarda işbirliğini sürdürmek, adil, makul ve kazan-kazan temelli bir küresel çevre yönetişim sisteminin kurulması için çaba sarfetmektedir. Geçen Ekim ayında Çin BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaparak uluslararası toplumla birlikte küresel biyolojik çeşitlilik yönetişimini yeni bir düzeye taşımakta kararlılığını göstermişti. Çin, ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesini savunarak gelişmiş ülkeleri emisyon azaltma konusunda örnek olmaya, gelişmekte olan ülkelerin zorluklarını ve kaygılarını anlamaya, iklim finansman taahhütlerini yerine getirmeye, teknoloji ve kapasite geliştirme konusunda gelişmekte olan ülkelere destek vermeye, Paris Antlaşması’nın yerine getirilmesini sağlamaya davet etmektedir. Biz bunları söylemekte ve bunları aynen yerine getirmekteyiz. Çin, çeşitli yöntemlerle güney-güney somut işbirliğini geliştirerek elinden geleni yapmakta ve gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele kabiliyetlerini artırmalarına yardımcı olmaktadır. Afrika’nın uzaktan algılama iklim uydularından Güneydoğu Asya’nın düşük karbon bölgesine ve küçük adalardaki enerji tasarrufu ışıklarına kadar, Çin’in güney-güney işbirliğinde elde ettiği kazançlar somut ve etkilidir. Devlet Başkanı Sn. Xi Jinping, 76. BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Çin’in yeşil ve düşük karbonlu enerji geliştirilmesi konusunda gelişmekte olan ülkelere desteğini arttıracağını, yurtdışında yeni kömür yakıtlı enerji projeleri inşa etmeyeceğini dile getirmiştir. Çin, ekolojik uygarlık alanındaki işbirliğini Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin önemli bir içeriği olarak görmekte, yeşil altyapı, yeşil enerji, yeşil ulaşım ve yeşil finansman gibi bir dizi tedbirler alarak Kuşak ve Yol İnisiyatifi güzergâhındaki halkların refahını arttırmak için çaba göstermektedir.  

Hem Çin hem Türkiye gelişmekte olan büyük ülkeler ve yeni yükselen ekonomilerdir. Her iki ülke, iklim değişikliği ile mücadelenin yanı sıra halklarının yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomilerinin sürdürülebilir kalkınmasını gerçekleştirmek konusunda sorumluluk taşımaktadır. Çin, Türkiye’nin Paris Antlaşması’nı yürürlüğe koymasını, 2053 sıfır emisyon hedefi belirlemesini ve buna göre iklim stratejisi oluşturmasını takdirle karşılamaktadır. Çin, Türkiye ile birlikte somut işbirliği gerçekleştirerek yeşil dönüşüme ivme kazandırmaya, küresel iklim değişikliği yönetişimine aktif bir şekilde katılmaya ve ortak vatanımız olan dünyayı korumak için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır. 


Arkada?lara tavsiyeler:   
Yazdir